Showing posts with label müzik. Show all posts
Showing posts with label müzik. Show all posts

Monday, May 05, 2008

the story needs a better happy ending...:)

tatlı kıvamında mutluluk veren bir şarkı sara bareilles - fairytale:

Cinderella's on her bedroom floor
She's got a
Crush on the guy at the liquor store
Cause Mr. Charming don't come home anymore
And she forgets why she came here
Sleeping Beauty's in a foul mood
For shame she says
None for you dear prince, i'm tired today
I'd rather sleep my whole life away than have you keep me from dreaming

Cause i don't care for you fairytales
You're so worried bout the maiden though you know
She's only waiting on the next best thing

Snow White is doing dishes again cause
What else can you do
With seven itty-bitty men?
Sends them to bed and calls up a friend
Says will you meet me at midnight?
The tall blonde lets out a cry of despair says
Would have cut it myself if i knew men could climb hair
I'll have to find another tower somewhere and keep away from the windows

Cause i don't care for you fairytales
You're so worried bout the maiden though you know
She's only waiting on the next best thing

Once upon a time in a faraway kingdom
Man made up a story said that i should believe him
Go and tell your white knight that he's handsome in hindsight
But i don't want the next best thing
So i sing and hold my head down and i break these walls round me
Can't take no more of your fairytale love

Cause i don't care for you fairytales
You're so worried bout the maiden though you know
She's only waiting on the next best thing
I don't care
I don't care
Worry bout the maiden though you know
She's only waiting spent the whole life being graded on the sanctity of patience and a dumb
Appreciation
But the story needs some mending and a better happy ending
Cause i don't want the next best thing
No no i don't want the next best thing

Thursday, January 10, 2008

"Set The Fire To The Third Bar" by Snow Patrol

I find the map and draw a straight line
Over rivers, farms, and state lines
The distance from 'A' to where you'd be
It's only finger-lengths that I see
I touch the place where I'd find your face
My finger in creases of distant dark places

I hang my coat up in the first bar
There is no peace that I've found so far
The laughter penetrates my silence
As drunken men find flaws in science

Their words mostly noises
Ghosts with just voices
Your words in my memory
Are like music to me

I'm miles from where you are,
I lay down on the cold ground
I, I pray that something picks me up
And sets me down in your warm arms

After I have travelled so far
We'd set the fire to the third bar
We'd share each other like an island
Until exhausted, close our eyelids
And dreaming, pick up from
The last place we left off
Your soft skin is weeping
A joy you can't keep in

I'm miles from where you are,
I lay down on the cold ground
And I, I pray that something picks me up
and sets me down in your warm arms

I'm miles from where you are,
I lay down on the cold ground
and I, I pray that something picks me up
and sets me down in your warm arms

Tuesday, June 26, 2007

yaz geldi

Hiçbir şey yapmama grafiğim yine optimumlarını yaşıyor, evet grafiğim bunu yaşıyor... Ben değil. Yapmam gereken pek çok şey var mı acaba diye merak ediyorum.
Neyse efendim bu sıcak günlerde insanın dışarda pek bir şey yapası gelmiyor nedense!
Bir ara yazlığa gitme programımım var sevgili purcu hanım ile, sonrası belirsizliğini sürdürüyor...
Ne mi yapıyorum, hergün evet yarın şunları bunları yapacam diye düşündükten sonra uyuyorum ve yarın hiçbir şey yapmama potansiyelim artıyor.
Tabi ki bugün de boş boş evde idim, aslında evde yapmam gereken işler güçler var, oda düzenleme, ütü mütü gibi, ama insanın canı istemiyor. Bugün baya bir geç uyandım aslında, erken bir saatte sabah 11 gibi bir arkadaşım telefon etti, ona uyandım, konuştum ve tekrar uyudum, sonra da 14 sularında uyandım. Ne mi yaptım, piiisim başında oyun oynadım, sanmayın böle ciddi oyunlar haşa, hayatta beceremem öyle şeyleri, işte önce yıldızlı sonra da kedili oyunlar buldum kendime, sonra böle balonları patlattım(pek balon patlatma değil aslında ama neyse), kedili oyunlara devam ettim, salsa-çaça-rumbamsi müzik yapan bir site buldum, ama bütün günümü yıldızlı oyunla geçirdim. Sevgili Yoda ile oynadım...
Yoda çok yaramaz ve huysuz oldu, geçen gün vet'e götürdüğümüzde adam sal bunu gitsin dedi, üzüldüm... Sanırım vet'in dediğini yapacam, ama hiç istemiorum onu yapmayı da, bakalım ne olacak... Belki onu da yazlığa götürürüm, bıııf üzücü durum işte....

Neyse şimdilik bu kadar. Sevgiler saygılar...

Sunday, June 10, 2007

shakespeare in love

ben bu şarkıyı çok severim ama bunu buldum youtube'da olsun naruto-hinata forever diye düşünenlerdenim ben de, işte dinleyin....


Thursday, May 31, 2007

yeniden merhaba blog'cuğum

Efendim biliyorsunuz, siz de farkındasınız uzun zamandır yazmamaktayım sevgili blog'cuğum pink'im attitude'uma... Açıkçası yazacak çok şey var yane, ama can bu işte bazen hiç bişiy yapmak istemez...

Zep Hanım Kızımız da blog yapmış bizi kıskandı çünkü, şuradan görebilirsiniz sevgili sayfasını... Güzel güzel yaz e mi hanım kızım, ileriki günlerde çalışma ve gezmeye gittiğin amerikadan da yaz bize, hatta mektup atabilirsin, söliim de unutma.

Havalar da çok sıcak gidiyor, ama demin bir anda kapadı belki yağmur yağar, anime izlemeye büyük bir heyecanla devam ediyorum, eveet Naruto'yu bitirdim hatta Naruto Shippuuden'e bile başladım, Death Note, Bleach de cabası, bu kadar çok japonca anime izleyince bir çok tepkim de japoncalaşmaya başladı, belki 3 - 5 sene sonra ben de japoncayı öğrenmiş olurum, motto motto anime!

Neyse sevgili okuyucularım gelelim asıl yazacaklarıma hihihi...
Miray'dan İnciler Başlikli Blog'umuza:

* evet böyle bir başlık altında yeni bir blog açabilirim, çok fazla potansiyelim var bu konuda
* içeriği mi ne olacak; özenle üretilmiş miray cümleleri ve potlar, arada düşünce olarak kalmış söylenememiş sözler de olabilir.
* bu fikir çekirdek diyen hanımın yazıp da sildiği post sayesinde geldi...(haha çekirdek sen silmiş olsan bile ben onu çooooktan kopi - peyst yapmıştım ve birazdan gerçek kopi peyst yapacam buraya ta ta taaam)

Hayatım nasıl gidiyor diye de merak ediyorsanız söyleyeyim;
insanlar gerçekten çok garipler diye düşünmeden edemiyorum bu aralar, hakkaten yane ben insanların bana yaptıklarını yapamam, onlar gibi davranamam, enteresan vallahi, aman yaaa işte bunu da yazayım dedim.
İnsanlar hakkında böyle düşünmem dışında okul işini bu dönem yan etkilerden dolayı fazlaca sallamış bulunmaktayım, ama tabiki geçeceğime inaniyorum, düşünüyorum (The Secret RuLeZ!!!)
Evet evet the secret'ı ben de izledim, bir tane daha vardı onu da izleyecem, bakalım o ne etki yapacak...
Birşeyler değişti, böyle daha bir az huysuz olmaya başladım, huzurluyum ne olursa olsun eskisi gibi takmıyorum.
Geçen gün çekirdek diyen hanım bana bir laf etti bir sinir anında. (arada stress topu görevünü de görüyorum ben) Hakkaten dediği böle dank diye beynimin içine işledi! Evet pro-elephant hafızalı unutmamıştır umarım dediği lafı, unutmaz zaten o, herşey hep aklında.

Dinlenen Müzikler: arada çok şarkı değişti hatta seven days in sunny june bile çaldı, şimdi ise the gathering souvenirs dinleniyor


Monday, April 30, 2007

yıldızlar

Gökyüzünde ne çok yıldız var
Biri parlak biri ürkek biri yalnız diğeri sanki burda
İçimizde ne çok hırsız var
Biri aldı beni götürdü, sonra sattı, hem de yok pahasına

Ah şu hırsızlar
Her gece rüyamda senin kılığında dolaşırlar
Ah karanlıklar
Seni benden, seni dünden, seni gerçeklerden korurlar

Thursday, March 22, 2007

rosie thomas pretty dress

SU sayesinde cici bir site buldum, bir çok şey var içinde; magazin, değişik otel oldarı, müzik, şovlar, caddeler, reklamlar da dahil olmak üzere. ben de müzik kısmına bakınırken bu cici müsizyen rosie thomas'ı buldum, biraz emilie simon'u ve regina spektor'u andırıyor bana göre.
çok da şirin bir klibi
var pretty dress adlı şarkısı için;