Eh evde boş boş bir pazar günü çılgınca geçirildikten sonra sıkılan minikstar tabiki yazı yazar blog'a. Anime tavsiyemden sonra, siz değerli okuyuculara internet aleminde karşılaştığım eğlenceli oyunları tavsiye edeceğim... Benden gelen bu tavsiye oyunların tabiki kedili, yıldızlı, kurbağalı, şekerli, çikolatalı olacağını tahmin edersiniz heralde...
Napalım işte şeker gibi minikstar'dan şeker gibi oyunlar, ehu kendimi şımarttım da bugün. :)
Gelelim oyunlarımıza, efendim nekogames var, neko japonca kedi demek oluyor, ve nekogames'de kedi asmacadan tut kedi zıplatmaya kadar cici oyunlar var. Buradan ulaşabilirsiniz.
Zıplayan fasulye oyunu var, fasulyeler pırtlatılıyor bu oyunda da, ehuehu...
Kurbağalarla nilüfer yakalamak isteyenler tıklayabilir.
Şeker gibi bir trenle çikolataları, vişneleri yakalayacam diyorsanız, çok eğleneceksiniz demektir.
Orisinal'i bilmiyorsanız hayatınızdan çok şey eksik demektir, sıkıntıdan yumurta zıplatabilir, kızdığınız/sinirlendiğiniz kişileri buzpateni yaparken kocaman kartopu bowlingiyle uçurabilir (test edildi onaylandı - çok rahatlıyor insan bunu oynarken), uykunuz geldiyse yıldızları yakalayabilir ve de beyaz kar tavşanı ile gökyüzüne zıplayabilirsiniz...
En eğlendiğim oyunu sona bıraktım, bütün günümü almıştı aslında sonra bir arkadaşıma yolladım kendisi yarım saatte yapıp bitirince kendimi çok garip hissettim, olsun ben mutlu mutlu oyun oynayarak geçirmiştim bir günümü, hem de yıldız buldum birsürü, siz de bulmak istersiniz değil mi o yıldızları....
p.s: bu oyunlar 3 yaşından büyük çocuklar içindir.
iyi eğlenceler herkese
Showing posts with label anime. Show all posts
Showing posts with label anime. Show all posts
Monday, July 09, 2007
Tuesday, April 10, 2007
25. cüzdanımız hayırlı olsun efendim....
Bu durumda iki sene boyunca cüzdan almamam gerekiyor... Efet efet kendime börtdey hediyesi olarak cüzdan aldım "mickey mouse"lu hem de... yihuuuu. Neyse çanta ve cüzdan manyaklığım gene azmış vaziyette, evet bucu kızacaksın ama yeni bir çanta da istiorum. Bakalım artık Haziran'da alırım her halde yeni bir tane, dayanabilirsem şayet.
Son iki günümüzü gayet eğlence dolu geçiriyoruz, sanki liseye yeni başlamış kızlar gibiyiz. Aptal aptal geziyoruz, sözde vize haftam, hanıımlar duyrulur ders çalışmam lazım... (hahahaha yazarken ben bile inanamadım buna evet evet)
Mesela dün, arkamı döndüğümde bucu hanım animeden fırlamış bir şekilde sırıtıyordu (bkz: resim 1). Daha , nişantaşı dolmuşlarına giderken, Gezi'de ufak çapta ekler krizi yaşadık, ve dört tane cilekli kukiyle durumu kurtardık. Nişantaşı'na İstiklal'den daha sakindir düşüncesiyle gitmiştik. Sakindir diye Kırıntı'ya oturduk, ilk iki üç dakika boyunca sakindi, sonra 15 yaş altı gençlerin doğum günü yapmalarıyla, orası başımıza yıkıldı... Hakkaten delirdik, yane sakin sakin oley salata - şarap modumuz bir anda yok oldu gitti.
Efendim bugün ise, sevgili ingliş vizesinden çıktıktan sonra, kısmen "mi taksim'e gel derhal" diyen bir telefondan sonra tabiki kendimizi, Şahika'da bulduk, Zeyn Hanım'ın da gelmesiyle, ortalık şenlendi şaklandı, kaynaşma planları yapıldı, umarım kaynaştırma planlarımız işe yarar (bkz: resim 2). Günümüz geçti tabi, hemencecik, bitti geldik eve. 202 den inip eve yürürken, karşımdan annesiyle gelen kız çocuğunun (4-5 yaşlarındaydı sanırsam) "love, love me doooo..." diye mırıldanması, günün anlam ve önemini belirtti heralde.
Şimdilik bu kadar, dinlenen bir çok şarkı vardı ama şu an dinlediğim: Brainstorm - A Day Before Tomorrow
Son iki günümüzü gayet eğlence dolu geçiriyoruz, sanki liseye yeni başlamış kızlar gibiyiz. Aptal aptal geziyoruz, sözde vize haftam, hanıımlar duyrulur ders çalışmam lazım... (hahahaha yazarken ben bile inanamadım buna evet evet)
Mesela dün, arkamı döndüğümde bucu hanım animeden fırlamış bir şekilde sırıtıyordu (bkz: resim 1). Daha , nişantaşı dolmuşlarına giderken, Gezi'de ufak çapta ekler krizi yaşadık, ve dört tane cilekli kukiyle durumu kurtardık. Nişantaşı'na İstiklal'den daha sakindir düşüncesiyle gitmiştik. Sakindir diye Kırıntı'ya oturduk, ilk iki üç dakika boyunca sakindi, sonra 15 yaş altı gençlerin doğum günü yapmalarıyla, orası başımıza yıkıldı... Hakkaten delirdik, yane sakin sakin oley salata - şarap modumuz bir anda yok oldu gitti.
Efendim bugün ise, sevgili ingliş vizesinden çıktıktan sonra, kısmen "mi taksim'e gel derhal" diyen bir telefondan sonra tabiki kendimizi, Şahika'da bulduk, Zeyn Hanım'ın da gelmesiyle, ortalık şenlendi şaklandı, kaynaşma planları yapıldı, umarım kaynaştırma planlarımız işe yarar (bkz: resim 2). Günümüz geçti tabi, hemencecik, bitti geldik eve. 202 den inip eve yürürken, karşımdan annesiyle gelen kız çocuğunun (4-5 yaşlarındaydı sanırsam) "love, love me doooo..." diye mırıldanması, günün anlam ve önemini belirtti heralde.
Resim 1 Resim 2
Şimdilik bu kadar, dinlenen bir çok şarkı vardı ama şu an dinlediğim: Brainstorm - A Day Before Tomorrow
Thursday, March 15, 2007
morning my dearest blog
hello and good morning my dearest blog....
i always say good morning to myself after i woke up, it feels really good.
anyway, you know that i have been watching so many anime series lately, and it has some brain-washing effects on me...this anime, i've been watching for two days, is about the new emperor of the saiunkoku world. he is a genius but very lazy and uninterested in courtly matters... the thing is our emperor speaks himself in a we-way, like "we are pleased to see you" to his bride. the thing is, last night a friend of mine called me, and asked if we could have breakfast at starbucks in the morning (really morning at 7am!!), and i accepted. yes yes my lesson is at 3pm and i could have sleeping all the morning instead of going to breakfast... after i ordered my coffee, the barista thanked me as always and my loverly reply was "we're welcomed!!". i couldn't say anything then...
i don't know the other effects yet but i'll inform you as soon as i realized...
that is all about the morning news...
listening: goldfrap - paper bag
trying to read: shibumi - trevanian
mood: happy, lucky, awaken...
i always say good morning to myself after i woke up, it feels really good.
anyway, you know that i have been watching so many anime series lately, and it has some brain-washing effects on me...this anime, i've been watching for two days, is about the new emperor of the saiunkoku world. he is a genius but very lazy and uninterested in courtly matters... the thing is our emperor speaks himself in a we-way, like "we are pleased to see you" to his bride. the thing is, last night a friend of mine called me, and asked if we could have breakfast at starbucks in the morning (really morning at 7am!!), and i accepted. yes yes my lesson is at 3pm and i could have sleeping all the morning instead of going to breakfast... after i ordered my coffee, the barista thanked me as always and my loverly reply was "we're welcomed!!". i couldn't say anything then...
i don't know the other effects yet but i'll inform you as soon as i realized...
that is all about the morning news...
listening: goldfrap - paper bag
trying to read: shibumi - trevanian
mood: happy, lucky, awaken...
Subscribe to:
Posts (Atom)

