Wednesday, March 29, 2006

kurtlar vadisi gençliğinin farkı



"Kurtlar Vadisi Gençliği" her zaman ayrıdır ve ilelebet de ayrı bir grup insan olarak kalacaktır. Her ne kadar bizler başka nedenlerle iziliyoruz deseler bile, içlerinde "Kurtlar Vadisi Ruhunu" her zaman taşırlar. İşte yukarıdaki eskizde de "K.V.G." kendini belli etmektedir.

Thursday, March 23, 2006

Miette'nin blogunda gördüm tabiki böle şeylere meraklı ben kendime de yaptım sizler de yapın. Aman tanrım inanılmaz bişiy. Merak edip D. Forbes'in "the human pincode"unu aldıktan sonra beceremeyince aman hurafe bunlar işte, yok yok gerçek de bir kısmı gibi düşüncelere kapılıp, kitaba baktığımız gün birbirimizi numaralarla çağırmamıza rağmen, doğru bilgiler bulmuştuk kendimizle ilgili. İşte bu linkler de "the human pincode" gibi gerçekçi(!!!) adını ve doğum tarihini giriyorsun ve sana analiz yapıyor. Evet evet yine gereksiz bişiy. Her ne kadar hala "the human pincode"u okumuş ve hesaplamasınsan başka birşey yapamıyor olmamıza rağmen, bize çok şey öğretti o kitap.God mercy D.Forbes.

kontek.net

Bu aralar Maksel, Bakanel, Glenia, 3004Toybars ve bazen de Linus ve Matruşka ile tetris oynamaya sardırmış durumdayız. Yatmadan önce son bir kez tetris oynayalım diyoruz..... sonra da bir bakıyoruz 2/3 hatta 5 saat geçmiş gitmiş. Bazen tek tek oynuyoruz ama team olup oynamaya başlayınca, yenilen tarar tabiki yenilmeyi sindiremediği için (evet evet çok ciddiyiz :P) her seferinde "son bir oyun oynuyoruz". Eger bizden güçlü birileri Supuki'ydi, Pıris'di gelince direk başka bir servera kaçıyoruz ya da hepimiz bir grup olup onları delirtene kadar oynamaya devam ediyoruz. Hehehe... Bakalım bu manyaklığımızdan ne zaman sıkılıp yeni dünyalara yelken açacağız. Merakla bekliyorum.

Gugıl da diyor ki günün sözü olarak;
"Its never just a game when you're winning."
George Carlin

Sunday, March 19, 2006

gugıl günün sözü

"Regret for the things we did can be tempered by time; it is regret for the things we did not do that is inconsolable." Sidney J. Harris

İşte günümün sözü diyebilecegim bir söz.

Saturday, March 11, 2006

Quotes

* "How happy is the blameless Vestal's lot. The world forgetting, by the world forgot. Eternal sunshine of the spotless mind each pray accepted and each wish resigned."
Alexander Pope, Eternal Sunshine of the Spotless Mind

* "All I really need is love, but a little chocolate now and then doesn't hurt."
Lucy (Peanuts)

* "If you really want to know what a woman wants, which is dangerous, always look at her but never listen."
Oscar Wilde

* "- Only as sure as I am that the reality of one night let alone that of a whole lifetime can ever be the whole truth!
_ And no dream is ever just a dream, the important thing is we're awake now. "
Eyes Wide Shut

* "I kissed her and she kissing back could not know that my kiss was given to her sister folfrf close under depending snow."
James Russel Lowell

* "You can never know what was going throug a person's mind. At that exact moment if they survive they'll never tell you. If they succeed, all you can do is spend the rest of your life guilty because it might have had something to do with you. Your only concern can be for the people they leave behind. They are the ones to look out for."
On the Edge

* "People don't value other peoples' secrets, period. That is why I keep my secrets to myself."
Douglas Coupland, Shampoo Planet

* "Always to look life in the face, to know it for what it is. At last, to know it, to love it for what it is, and then to put it away."
Virginia Woolf

* "No matter who you are, how you live, how much you have. You dream of something more forget everything. You know about love, life, work, hate, play, dreams,... and just open your eyes."
Vanilla Sky

* "She's afraid of the light in the dark."
Spark (From the Choirgirl Hotel)

Thursday, March 09, 2006

gilmor gölrz ovırdoz

Evet evet bu aralar kendimi "gilmor görlz"e adamış durumdayım. Cnbc-e de 5. sezon bölümlerini izledikten sonra dayanamayıp, 6. sezon bölümlerini indirim son 16 episodu 2 gün içinde izledim. Aferim bana...işim yok gücüm yok, dizi izliyorum. Bir ara kendimi o dizinin içinde sandım üst üste 4 5 episod izlemekten. Hatta izlediğim son bölümde Rori ağlarken ben de duygulandım. Yok yok gilmor görlz ovırdoz pek iyi değil....

Thursday, March 02, 2006

..

bir kişi de beni anlasa, çok mu....

Wednesday, February 08, 2006

karlar düşer

yine istanbul kara teslim oldu...bitmeyen bir semester tatili yaşıyor öğrenciler =)

Monday, February 06, 2006

küçük kurbağa ve pamuk prenses

Bir gün Pamuk Prenses ormanda Yedi Cüceler için sebze toplarken, Küçük Kurbağa ile karşılaşmış, ve onu nedense çok sevmiş. Pamuk Prenses kurbağayı görmek için sürekli ormanda meyve-sebze toplamaya, ve onunlar her gün konuşmaya başlamış. Küçük Kurbağa Pamuk Prensesle olmadığı zamanlarda ise şarkısını mırıldanırmış "küçük kurbağa küçük kurbağa kuyruğun nerede..."

Tuesday, January 31, 2006

....

need a miracle ...

Wednesday, January 25, 2006

dear journal,

this vase seems so breakable, i need to push it from the dining table, thats all. 1,2,3….”crash”
yeaaah this is the third vase…
go go go yoda go yoda…
nooow mhhh i feel so tireed, i think i need a nap, meoow
take care
yoda =)

istanbul kara teslim

balkanlardan gelen sibirya soğuklarının etkisiyle istanbul kara teslim olmuş durumda... sadece kar yağsa tamam en azından kar soğuğu deriz ama şiddetli rüzgarların da etkisiyle zaten yeterince soğuk olan hava daha da soğuk oluyor. kara teslim olmuş istanbul halkı, sıcak havaların özlemiyle yanıp tutuşurken, güney sahillerimizde ılıman bir hava etkili....


Monday, January 23, 2006

sevgili günlük

Sevgili Günlük,
nasılsın? Ben çok iyiyim açıkçası. Dışarısı buz gibi lapa lapa kar yağıyor. Güzel bir görüntü var, ama çok soğuk. Bu akşam minik haylaz yavrum yoda yeniden eve geliyor. Eh özledim tabiki evladım olan biricik kedimi...meuuw. Ah ahhh ananem ne diyecek acep kediyi görünce. Hihihih.... neyse biraz daha durulmuş diyor annem kedi için.
Rutin yaşamım her haliyle devam etmekte sevgili günlük...ÖSS çalışmaları, ananem için vergi iadesi fişlerini yazmam, cumaları pınar ile olan şan derslerim büyük bir ihtişamla devam ediyor.
Neyse günlük bu seferlik bu kadar yazmak yeter.
Yeniden buluşmak dileğiyle görüşürüz
Kendine iyi bak
mir.

Saturday, January 21, 2006

hayatımın şarkısı diyebileceğim bir şarkı hahah

Ben Aptal mıyım? (Nil Karaibrahimgil)

Yemem ben artık bunları
Ters yüz ettim hayatımı
Dedim yak lambalarını
Oyna sen de zarlarını
Bırak başkalarını
ben aptal mıyım?

İşime gelmeyince hep
Hayatın kendisi sebep
Sen onca fırsatı tep
Ben aptal mıyım?

Aşkın şu sözlük anlamı
Arıyorsun sen belanı
Ben miyim hapse tıktığım
Neden suçlu kılıklıyım
Söyle gardiyanım
Çok yatar mıyım?

İşime gelmeyince hep
Hayatın kendisi sebep
Sen onca fırsatı tep
Ben aptal mıyım?

Niye sordum soruları biliyordum cevapları
Niye sordum soruları biliyordum cevapları
Gel her gün aynı şeyi yap
Git her gün aynı yola sap
Sonra gelince hesap
Ben manyak mıyım?

Unuttum mu ben kendimi
Kuruttum mu günlerimi
Biriktirdim dünleri
Ben aptal mıyım?

Tuesday, January 17, 2006

golden globe

golden globe'u izleme sevdasıyla uykusuz her gece...

Wednesday, December 21, 2005

tebrikler valla


Açıkçası ben bu kurtlar vadisinin yapımcılarını senaristlerini tebrik etmek istiyorum, neden mi valla böle bir dizi için sharon stone ve andy garcia ile anlaşıp, teeee holivud'da dizi için iki bölüm çekmişler. Şimdi ise k.v. (malum kurtlar vadisi) 'yi izleyen yurdum insanları büyük bir heyecanla bu son iki bölümü bekliyorlar.
Ayriyeten bir haber sitesinde de polat'a (necati şaşmaz'a) sharon stone onu öptükten sonra"Sakın yanağındaki ruj izini silme. Bir süre yüzünü de yıkama. Sharon Stone tarafından öpülmek kimseye nasip olmaz" diye takılmışmışlar. Haberde bir öpüşme sahnesi için provada 3 çeklimde de 3 kere öpüşdükleri söyleniyor. Hadi bakalım kurtlar vadisi fenleri sizleri entrikalarla dolu yepyeni bir holivuuud çekimi bekliyor.

yor misşiviyıs sıtar mirmir

Saturday, December 10, 2005

kuşum aydın ve seda sayan

geçenlerde bir televizyon programında "kuşum aydın"ı izlerken fark ettim ki. seda sayan'dan sonra botoks yaptıran kuşum aydın, tıpatıp mimikleri, o çıkık(botoks olmasaydı naparlardı) elmacık kemikleriyle ve muhteşem gel öp beni dudaklarıyla tamamen seda sayan gibi duruyordu. tamam çok uzun yıllar beraber yaşayan insanlarda kişilik benzemesinin yanında fiziksel bir benzeme olduğu kanıtlanmış durumda olsa bile. böle botokslarla nereye kadar diyorum ben. çok kesin konştum beu =P.

bugün hava çok güzel ama bir o kadar da ayazlıydı...öss ye çalışan zavallı ben sabahtan derse gittim, akabininde akşam ses eğitimi (şarkı söleme dersim) ve akşamında tiyatro takip etti. şımarık öğrenci ben ve bir benim kadar şımarık hocam olan sevgili pınarcığım bir ara derste olduğumuzu unutuk miyavladık resmen sonra güldük tabi kendimize..." sus sus kedi gibi miyavlama yine " sözüyle kendime gelen ben 'winterlied' adlı parçayı hiç çalişmamama rağmen "bak düzgün sölemezsen haftaya coldplay söletmem sana" tehdidiyle bülbül gibi şakıdım...aferim bana...

neyse bu saçma blog konusuzluktan kaynaklanıor.

böle lapa lapa kar yağsın istiyorum tanrım duy sesimi...


Monday, November 07, 2005

yurdum gençlerinden gelen mesajlar

Şu şahane insanları kaynaştıralım diye kurulan sitelerde üye olan yurdum gençleri her geçen gün daha da "orcinal marcinal" mesajlar atmaya devam ediyor. hayır anlamadığım nasıl bu kadar yaratıcı(!!!) olmayı başarabiliyorlar. Klasik "naber, nasılsın cicim/canim/birtanem/güzel, tatlı bayan? tanışabilir miyiz?" gibi cümlelerin demodeleşmesiyle beraber yaratici gençler daha da etkileyici oldu. Bazen gelen mesajlara katıla katıla gülmemek imkansız. İşte sizlere birkaç örnek;
* merhaba miray ise eğer adın benimde alineler yapıyosun ve rock'n coke nasıl bişi acaaba cok merak ediyorum ama hiç gitme sansım olmadı orda olmak.....bana yazarsan sevinirim adım yukarıda msn: ba......@hotmail.com
bye
=> garip bence

*
Selamlar

bir BOĞA kadını bir başka BOĞA erkeğiyle yazışır mı?
yada tanışır mı?
eğer evetse su......@hotmail.com msn adresini de ekler mi?

Serdar
=>bir insanla konuşmak için aynı burç olmalı tabii, bak bunu bilmiyordum

*
merhaba bana msn adresını yollarmısın senı daha ıyı tanımak ıstıyomm.....
..
=> bir nevi kırmızı başlıklı kız modu sanırsam bu...

*
senle tanışmak istiyorum ilgilenirsen adresi biliyorsun ya kapı ya balkondayım

=>kendini romeo sanan bir türk genci, tanrım yarabbim ne kadar yaratıcı ne kadar ilgi çekici

*
senınle tanısmak ıstıyor kalbım..vallahı benım sucum dııl...
=> o biiir kalpsiz

*
sür beni gözlerinin namlusuna sür aşkından olsun ölümüm........
=> açıkçası hiç mi hiç bişiy anlamadım bu cümleden ben.

Yani ben de kendini süper anlatan dile getiren biri değilimdir ama yane bu kadar da salakça şeyler sölemem bir insana.
neyse bu kadar bu yazı.

Sunday, October 23, 2005

işte size gazeteden bir küpür


moda ilahı marc jacobs ve yeni gözdesi ebru şallı
(defilelerde de görürüz inşallah!!!)

Wednesday, October 19, 2005

bu sefer curnal

Sevgili günlük,
Nasılsın? Ben iyiyim glamourous bir şekilde hayatıma devam etmeyi başarıyorum...Yavaştan kışlık alışverişimi tamamlamış bulunmaktayım dersem olmaz tabi...Yeni feşın kazaklar beni bekler... Yok yok öle alışveriş manyağı olmayacam (truth is oldum bile-shame on me)
Sonunda kendime bir palto bulabildim, istediğim gibi klasik kaban türü olmadı biliyorum, öle şeyler bende komik durdu...Bütün mağzalarda şaklaban oldum uzun paltoları giyerken nö nö nöö olmuyor napalım, neyse bulduğum palto yine roxy, açıkçası ben beğendim. Annem üşümezsin umarım bununla dedi(yine haklı çıkmamalı..)
Neyse son zamanlarda hayatıma bir yenilik katayım die düşündükten sonra saçlarımı yine siyaha boyatacağım(ben de goth olmalıyım ben de ben deeee), minik yavru bir kedi aldım(biliyorum son günlerde herkese bunu söylüyorum, bu son bahsedişim olacak...) adını "yoda" koydum... İsim babası tektir birdir isim babası olarak (tek adam). Hatta minik yoda'nın resmini de koyalim bir kenara dursun...
Sonra bir de yeniden şan derslerine başladım "loy loy loy" baya bir eğlenceli geçiyor derslerimde....Senin de bileceğin gibi sevgili günlük şan hocam bana "çok parlak" bir sesin var dedi (hehe). Sanırsam ilk söyliyeceğimiz parca scorpions - wind of change ya da killing me softly olabilir, belki öss'den sonra şan sınavlarına da girerim (bu da bir seçenek)...
bir yıldız doğuyor go go go minikstar, go go go minikstar....
neyse bu blog bugün curnal oldu
yakında yeni bir blogla görüşmek üzre...